Sınava gireceğim okula cümbür cemaat geldik. Onlar gelince ister istemez üzerimde baskı hissettim. Tek bu mu?

Yarınlara Yürümek

Sınav Sıkıntısı

28/06/2019

       Değerli Öğretmenim,

       Sınav olduğundan yazma fırsatını yeni buldum.

       Sınavda ilk soruları okurken heyecanlandım, çözdükçe rahatladım. Sınavın nasıl bittiğini anlamadım bile. Yapamadığım ve çözemediğim sorular oldu. sınavın  ilk dakikalarında rahat olsaydım süreyi dengelerdim.  Hayalimdeki okula gireceğimi düşünüyorum. Ailemle bu konuda anlaşamayacağım, fakat kararımdan asla dönmeyeceğim.

       Değerli öğretmenim, sınav saati yaklaştıkça gerildim. Beni geren annemin ve babamın tutumlarıydı. Onlar büyüdüğümü neden kabullenemiyorlar? Sınava gireceğim okula cümbür cemaat geldik. Onlar gelince ister istemez üzerimde baskı hissettim. Tek bu mu? Birkaç gün önceden telefonlar kapatıldı. Sağa sola gezmeye gittik, sınava motive etme çabaları beni sıkıntıya soktu. Bir yıl boyunca benzer davranışlarla karşılaşmak gerçekten kâbustu, sınav geçti ya yaşasın rahatlık! Sonuçlar açıklanana kadar baskısız günlerim olacak, bu zamanın keyfini çıkaracağım.

       Öğretmenim, demiştiniz ki: “Bir üst okul sizi hayata hazırlar.” Bu söz büyüklerimde nedense etkili değil. Sınava tek başıma gitmek istediğimi belirtmeme rağmen bizimkiler benden önce yola koyuldular. Komik değil mi? İlkokula yeni başladım sanki. Ailemden ve çevremdeki büyüklerimden istediğim çok basit bir davranış: Doğru yolda ilerlerken büyüdüğümü fark etmeleri ve manen desteklemeleri, tecrübe eksikliğinden yapacağım yanlışlarda uyarmaları, asla çocukmuşum gibi davranmamalarıdır.    

       En güzel günler sizinle olsun. Selâm eder, saygılar sunarım.

Âdem YILMAZ

Ali’nin Haylazlığı

      İlkokuldaki sınıfım düzenli ve sakin bir sınıftı. Öyle bir sınıftan sonra ortaokula geldiğimde sınıfta koşanlar beni şaşırmıştı. İlk günlerde birbirimizi tanımadığımızdan uysaldık, ama birbirimizi tanıdıktan sonra laf dinlemez olduk. Adımız okulun yaramaz sınıfına çıktı. Nasıl mı?  Gelin anlatıyım. Müdürümüz:

─ Hocam sizin öğrenciler teneffüste hareketliler, yaramazlar sizin sınıfta toplanmış, dedi

Veliler:

─Öğretmenim bizim çocukların sınıfı okulun en yaramaz sınıfı, dediler.  

Diğer öğretmenler:

─Sizin sınıfta hep bir curcuna, hep bir gürültü, bütün yaramazlar bu sınıfa toplanmış, diyorlardı. Bir de yetmemiş gibi okulda çalışan görevlilerde şikâyet ediyordu:

─Yaramaz, yaramaz, yaramaz!

      Öğretmenimiz üzgün görünüyordu. Bize yapmayın demekten bıkmıştı. Ali sürekli yaramazlık yapıyordu, sınıfı kışkırtıyordu, öğretmenimizin bütün uyarılarına rağmen dinlemiyordu. Onun yüzünden ders işleyemiyorduk. Ali’nin yaptıkları affedilmezdi. Sürekli derste dolaşıyor, konuşuyor, saçma sapan hareketler yapıp bizim ilgimizi çekmeye çalışıyordu. Haylazlık yaparken bir gün kafasını yarmıştı. Beden Eğitimi dersindeydik, öğretmenimiz bizi konuştuğumuz için beş – on dakika aşağı inmeyi yasaklamıştı. Süremiz dolduktan sonra öğretmenimiz sıra olup aşağı inmemizi söylemişti. Ali öğretmenimizi dinlemeyip aşağı koşarak inerken merdivenden düştü, ambulansla hastaneye gitti.

      Günler ilerledikçe sınıf öğretmenimiz değişmeye başladı. Bize bağıran, fısıldamaya başladığımız anda tahtaya diken ve en ufak hatamızda müdürün odasına götüren bir kişi olmuştu.

      Öğretmenimiz bir anda ‘’Yaramazsınız hem de çok yaramaz bıktım sizden!’’ diye bağırdı. Ali iki hafta okula gelmemişti. O yokken sınıf sakin ve daha akıllıydı. Ali’nin dersleri kötü sayılmazdı. Dersi dinlemesiyle 60 – 70 alan bir öğrenciydi. Ah! Çalışsaydı çalışkan bir öğrenci olabilirdi.

       Bir gün Ali bizi yanına çağırıp ‘’Gençler öğretmen bizi Türkçe dersinden sınav yapacak ve biz hiçbir şey bilmiyoruz, konuları baştan sona çalışırsak yetiştiremeyiz. Bu yüzden öğretmenler odasından, öğretmenimizin hazırladığı soruları almamız lazım’’ dedi. Biz ‘’Hayır olmaz.’’ dedik.  Ali planı hazırlamıştı, bizi ikna etmeye çalışıyordu. O arada birden araya Ahmet girdi: ‘’Ali sen ne dediğinin farkında mısın? Başımıza bela mı alacağız! Sen ne yapıyorsan yap bizi karıştırma!’’ dedi. Ali: ‘’Tamam ben yüksek alırım, soruları alacağım ama siz düşük alırsanız beni satmayın.’’ dedi. Bizim tamam dememizle Ali aşağı indi. Geldiğinde çok mutluydu gülerek geliyordu, ama daha sınav olmamıza birkaç gün vardı. Biz sınıfça sınavımıza çalışırken Ali oynuyordu. Sınav günüydü. Öğretmen sınıfa girince oturun demeden, aksilik oldu sınavı erteleyeceğiz, dedi. Biz sevinmiştik, çünkü sınava biraz daha çalışma zamanımız vardı. Ama Ali üzülmüştü, çünkü o gizlice sınav sorularına bakmıştı. Ali ‘’öğretmenim sınavdaki sorular değişti mi?’’ diye sordu. Öğretmenimiz ‘’Hayır Ali sadece bir sorun oldu, bu nedenle sınavlar ertelendi’’ dedi. Ali sevinmiş gibiydi. Ali lavaboya gitmek için öğretmenden izin aldı ve lavaboya gidince öğretmen : ”Sınava iyi çalışın.” dedi. Sınav günü gelmişti. Öğretmenimiz sınav kâğıtlarını dağıtıyordu Ali’nin sınav kâğıdını almasıyla yüzündeki ifade değişti, şaşırmış gibiydi. Sınıftakilerin sınavı güzel geçmişti. Herkesin yüzünde gülücükler uçuşuyordu,  Ali mutsuzdu, içinden:       “Of! Soruyu değiştirmiş hiçbir şey yapamadım.’’ dedi. Oysaki kendi kameralara yakalanmıştı.

      Bir müddet sonra öğretmenimiz sonuçlarını açıkladı. Sınıftaki çoğu kişi yüksek almıştı. Okumadığı sadece Ali kalmıştı. Öğretmenimiz ‘’Ali benimle gel’’ dedi ve sınıftan çıktı. Arkasından Ali de çıkmıştı. Ne olduğunu merak ediyorduk. Ali geldiğinde yüzü asıktı ve ne olduğunu sorduk. ‘’Yok, bir şey!’’ deyip duruyordu. Ama biz üsteledikten sonra 50 almışım ve öğretmen ne yaptığımı biliyor’’ dedi. Selin ‘’Biz sana demiştik’’ dedi. Ali hatasını anladı, hepimizden ve öğretmenden özür diledi. Yanlış davranışlardan uzak duracağına söz verdi.

Yazan: Ceyda Destebaşı
8. Sınıf Öğrencisi

Medeniyetin beşiğinde; Umutsuz gencin, Sevgi fakiri çocuğun, Geleceğini düşündün mü? Anlatmalısın.

Anlatmalısın

Şehrin iki yakasında;
Gezip tozamadım,
Keyif yapamadım.
Diye,
Boynun mu büküldü?
Anlatmalısın.

Çağların kentinde;
Ekmeğinin derdi,
Kiranın azameti,
Aklını mı aldı?
Anlatmalısın.

Medeniyetin beşiğinde;
Umutsuz gencin,
Sevgi fakiri çocuğun,
Geleceğini düşündün mü?
Anlatmalısın.

Minarelerin gölgesinde;
Doğru yoldan şaşanı,
Dağları yarattım diyeni,
Islah ettin mi?
Anlatmalısın.

On beş milyonun şehrinde;
Aşkla yücelsin gönüller,
Kardeşçe tutulsun eller,
Diye,
Emek harcadın mı?
Anlatmalısın.

─ Niye çalışıyorum biliyor musun? Daha çok ürün alayım da biraz daha fazla zevk yapayım, diye.

Boşuna Yaşamış

Altmış yaşındaki adam, eşinin rahatsızlığından yakınmaktadır. Ev işlerini yapmaktan sıkıldığını söylemektedir. Hinlik düşünen komşu oğlu:
─Dayı gel kafayı dağıtalım, eğlenelim, der. Adam nazlanır ama sonunda ikna olur. Pavyona giderler, felekten bir gece çalarlar. Birkaç ay içinde yaşlı adam, hatırı sayılır parasını pavyonda harcar. Ağızdan ağıza dolaşan bu olayı, komşu oğlu en son duyar. Duyunca kızar, adamı bahçede çalışırken bulur, sitemle:
─Dayı oraya senede bir iki defa gidilir, ne yaptın sen? Bütün paranı harcamışsın, ben sebep oldum, yengemin yüzüne nasıl bakacağım? der.
Adam:
─Kimseye götürdüğünü demedim ki seninle bir kez gittim, gerisinde bir buçuk ay her gece gittim, der. Bunun üzerine komşu oğlu,
─Yeni hasada çok var, ne yapacaksın şimdi?
Adam:
─Dert etme yeğenim, küllük kefenlik param vardı onunla idare ederiz, der. Komşu oğlu işinin kolay olması dileğinde bulunduktan sonra ayrılırken, yaşlı adam:
─ Niye çalışıyorum biliyor musun? Daha çok ürün alayım da biraz daha fazla zevk yapayım, diye. Komşu oğlu,
─Hayda!
Adam:
─Teşekkür ederim sana, bu zamana kadar yaşamamışım ki… Yaşamayı öğrettin bana.

sınav

Başaracaksınız Gençler

Sevgili öğrenciler, yaşamınızda birçok sınavdan başarıyla geçtiniz. Sıralayalım: doğunca yaşama tutundunuz, yürüyünce ayakta kaldınız, konuşunca öğrendiniz, okula başlayınca okudunuz ve yazdınız, arkadaşlarınız olunca dostça yaşadınız ve mücadele ettiniz. Bunlar sınav değil mi? Bu sınavlardan başarıyla geçtiniz. Üniversite sınavında da başarılı olacağınıza inanıyorum. Geleceğimize sahip çıkacak gençlerimize güveniyorum. Yarın sizsiniz, başarılar dilerim. 18 milyon öğrencimiz tatile girdi. Sevgili öğrenciler kitap okuyun ve dinlenin. İyi tatiller.