Saygıdeğer Ata’m, cumhuriyetin, devrimlerin, bağımsızlığın ve bölünmez bütünlüğün bekçileri olacağız. Gücümüz senin de dediğin gibi damarlarımızdaki asil kandadır. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

Yarınlara Yürümek

Yüzüncü Yıl

19/05/2019

       Değerli Öğretmenim,

       “19 Mayıs 1919 Türk ulusunun işgalden kurtulma mücadelesinin başlangıç günüdür. Bu tarih, Mustafa Kemal’in Samsun’da yaktığı meşalenin Anadolu’yu aydınlatmasıdır.” demiştin derste. Söylediğin sözden etkilendim, not aldım. Düşüncelerimi sizle ve sitenizi ziyaret edenlerle paylaşmak istedim.

      Kurtuluş Savaşı, emperyalist işgale karşı verilen direnişin adı. Birinci Dünya Savaşı’ndan yorgun çıkan, silahlarına el konulan, haberleşmesi engellenen, tersanelerine girilen bir ülkenin bağımsızlık inancından başka gücü yok. İşte bu zor durumdan çıkabilecek liderimiz Mustafa Kemal, Anadolu insanını tek bir yürek, binlerce yumruk yaptı. Yürüdü düşmanın üzerine, yurdumuzu kurtardı işgalden. Bunları öğrendikçe Atatürk’ün büyüklüğünü öğreniyorum. Cumhuriyetin ilk günü İsmet Paşa’ya yazdığı mektupta nasıl bir ülkeyi devraldığını anlatıyor, duygulanmamak mümkün değil. Sanayide, tarımda, sosyal hayatta, eğitimde, ekonomide, adalette yaptığı çalışmalar ve yenilikler kitaplara, arşivlere sığmıyor. Öğretmenim, söyleneceklere satırlar yetmez. Saygıdeğer Ata’m, cumhuriyetin, devrimlerin, bağımsızlığın ve bölünmez bütünlüğün bekçileri olacağız. Gücümüz senin de dediğin gibi damarlarımızdaki asil kandadır. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

       Değerli öğretmenim, derslerim gayet iyi gidiyor. Sınavlarım güzel geçti, birkaç dersten sınavım kaldı. Önerilerini önemsiyorum, dediğin gibi çalışıyorum. Annem ve babam yazışmamızdan dolayı çok mutlular, yaz tatilinde misafirimiz olmanızı istiyorlar. Selâm ve saygılarımla ellerinden öperim. Annemin, babamın çok çok selâmları var.

Öğrencin

Âdem YILMAZ

Şahlanan istiklâl nidaları, Ardında: Yıldızlar gibi kayan Toprak kokulu kadınlar, Melez çocuklar; Kazmayla, kürekle akın akın, Mustafa Kemal’e koştular.

Bağımsızlık Mücadelesi

Mondros’ta atılan imzayla,
Mahkûm mu millet,
Bu hain karanlığa?

Zincire vurulmuş Mehmetlere,
Müjde var Samsun’dan:
“İstiklâl Savaşı başlıyor!”
Boyun eğer mi,
Türk halkı esarete?
Kazanmak için bağımsızlığı;
Yola düştüler,
Alacakaranlıkta.
Karanlığı yırttı,
Atlar ve kağnılar.

Şahlanan istiklâl nidaları,
Ardında:
Yıldızlar gibi kayan
Toprak kokulu kadınlar,
Melez çocuklar;
Kazmayla, kürekle akın akın,
Mustafa Kemal’e koştular.

Gözler güneşi bulunca;
Pençeydi nasırlı eller,
Kibirli dev emperyalistleri;
İstanbul’dan, İzmir’den
Söküp attılar.
Dünya tarihine;
Şanla, şerefle:
“Bağımsızlık benim karakterimdir.”
Yazdılar.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
14 Kişi oy verdi
Ortalama puan: 4,64.
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...
Bugün 23 Nisan, 99 yıl önce sıkıntılara göğüs gerip bize bu güzel bayramı yaşatan büyük önder Mustafa Kemal’e ve yol arkadaşlarına milyonlarca kez teşekkür ederim. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm kardeşlerime kutlu olsun. Yaşasın 23 Nisan! Yaşasın Atatürk!

Yarınlara Yürümek

Bayram Mesajı

23/04/2019

       Saygıdeğer Öğretmenim,

       Bugün 23 Nisan, 99 yıl önce sıkıntılara göğüs gerip bize bu güzel bayramı yaşatan büyük önder Mustafa Kemal’e ve yol arkadaşlarına milyonlarca kez teşekkür ederim. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm kardeşlerime kutlu olsun. Yaşasın 23 Nisan! Yaşasın Atatürk!

       Öğretmenim, Saat 09.30’da “Temsili Kaymakamlık” görevine gittim. Kaymakamımız beni koltuğuna oturttu, mesaj vermemi istedi, çok heyecanlandım kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Mesajımı verirken senin bir yazından etkilendim ve şunları söyledim: ”23 Nisan çeşitli ülke çocuklarının konuk olduğu bir bayramdır. Bize düşen görev bayramımızın dünyada kutlanmasını sağlamaktır. Dilimiz, ırkımız, ulusumuz ne olursa olsun Evrensel Çocuk Haklarına uyulmalıdır. Ebeveynlerimiz çocuk yetiştirme konusunda eğitim almalıdır.” dedim. Misafirlere çikolata, çay, kahve ve meyve suyu ikramında bulundum. Ardından okuluma geldim. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk’ün, silah arkadaşlarının, şehitlerimizin ve ülkemize hizmet edenlerin manevi huzurunda saygı duruşunda bulunduk. İstiklâl Marşı’nı söyledik. Günün anlamıyla ilgili konuşmayı yakın arkadaşım yaptı. Şiirler okuduk, şarkılar söyledik, dans ettik, halay çektik, horon teptik. Öğleden sonra çok sevdiğim bir sanatçının açık hava konserine gittim. Akşam bando eşliğinde fener alayına katıldım. Öğretmenim, unutulmaz bir gün yaşadım, çok mutluyum. Senin öğrettiğin yolda ilerlerken sevincimi, mutluluğumu sizinle paylaşmak istedim. Bir günlük mutluluk, bir yıla yetecek mi? Bilemiyorum. Şiddete uğrayan, açlıktan ölen, istismar edilen ve ağır koşullarda çalışan çocuklar dünyaya yakışmıyor. Günümüz insanlığının şiddete başvurması, savaşlara yol açması hele mal mülk uğruna, güç uğruna tüm insani değerleri yok etmesi anlaşılır gibi değil. Bu oluşumlar beni etkiliyor, yarınlara ait hayal kurmamı engelliyor. Yüce Allah: ”Bana kul hakkıyla gelmeyin.” demiş. Bu emri neden unutuyorlar? Anlamıyorum, anlatır mısın öğretmenim? 23 Nisan’ı yıl boyunca yaşatmak büyüklerin görevi değil mi? Atatürk bayramı hediye ederken insanlığa mesaj vermiş. Bu yaklaşıma önem verilmelidir.

       Sonsuz saygılarımla selam eder, ellerinden öperim.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
11 Kişi oy verdi
Ortalama puan: 4,91.
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...
Çocukken açtım kapağını. Hava atmak ne fiyakalıydı. İlk anda sıkıldım hani! Sonra hayallerimi buldum. Öyle süslüydü ki… Tarif edecek kadar, Anlatacak kadar zengin okuma, Var mıydı ben de? Ama sayfaları çevirdikçe; Dünya seyahatine çıktım, Mustafa Kemal’i gördüm düşümde, 3997 kitapla gülümsüyordu. Uyandığımda düşündüm ki… Esaret zincirlerini kırdı, Aydınlık Türkiye’yi kurdu. Çağlar olup taşan, Kalpleri kora çeviren, Okumayı özlüyorum. Nadide hediyem, Kitaplar olsun istiyorum. Şatafat bana göre değil; Okuyarak yükselmek, Kurduğum dünyayı süslemez mi?

Okumak

Çocukken açtım kapağını.
Hava atmak ne fiyakalıydı.
İlk anda sıkıldım hani!
Sonra hayallerimi buldum.
Öyle süslüydü ki…
Tarif edecek kadar,
Anlatacak kadar zengin okuma,
Var mıydı ben de?
Ama sayfaları çevirdikçe;
Dünya seyahatine çıktım,
Mustafa Kemal’i gördüm düşümde,
3997 kitapla gülümsüyordu.
Uyandığımda düşündüm ki…
Esaret zincirlerini kırdı,
Aydınlık Türkiye’yi kurdu.
Çağlar olup taşan,
Kalpleri kora çeviren,
Okumayı özlüyorum.
Nadide hediyem,
Kitaplar olsun istiyorum.
Şatafat bana göre değil;
Okuyarak yükselmek,
Kurduğum dünyayı süslemez mi?

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
14 Kişi oy verdi
Ortalama puan: 4,71.
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...
Senden özellikle istediğim şu, hayallerini ertelemeden doğru yolda koşabildiğin kadar koş! Yorulmayacaksın, koştukça nefesini açacaksın, hep koşmak isteyeceksin. Meyve veren ağaçlara benzeyeceksin. İnsanlara yararlı olmanın mutluluğunu yaşayacaksın. Bu güzelliklere kavuşmak için mücadele etmeye değmez mi?

Yarınlara Yürümek

(4)

15/03/2019

       Sevgili öğrencim,

      Yazdıkların önemli konularından biri, arkadaşların yanlış yaptığı zaman seni  suçlaması rahatsız edici bir durum.  Anlatacaklarım belki derdine çare olur.     

      Öğrencilerle hata yaptıklarında konuşuyorum. Hareketlerinin yanlış olduğunu hemen hemen hepsi kabul ediyor, uygulamaya gelince kendilerine hakim olamadıklarını söylüyorlar. Çeşitli nedenler; kimi sıkıldığını, kimi anlamadığını, kimi öğretmene ve arkadaşlarına kızdığını ileri sürüyor. O zaman şu soruyu yöneltiyorum, “Peki bu şekilde sıkıntılarınızı çözebilecek misiniz?” Başkalarını suçlamayı sürdürüyorlar. Sorduğum sorunun cevabı bu değil dediğimde sessizce başlarını eğiyorlar. Kısa bir hikaye anlatayım. Napolyon savaşta yenilen generaline sebebini sorar. General birincisi mermimiz bitti, ikincisi… Napolyon sertçe, “Yeter daha anlatmana gerek yok.”  der. Bu hikayede general çaresiz kalmayı, Napolyon çözüm yolu aramayı düşündürüyor. Sevgili öğrencim, suçlamalar, laf atmalar kıskançlıklar hep olacak. Bunları kafanda büyütürsen moralin bozulur, çıkmaza girersin. Olumsuz zamanlarda çıkış yolu her zaman vardır. Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı cephane yokluğuna, yoksul ve yorgun orduya rağmen kazanmasını bildi. Bunda en önemli etken inançtı, doğru taktikti. Demek ki inançla, doğru taktikle yoluna devam edersen her işin üstesinden gelebilirsin. O zaman güçlü kişiliğinle yanında olanların ve sana benzemek isteyenlerin sayısı artar. Kendine inanırsan yanında yüzlerce kardeş bulursun, kuralların uyulduğu okul ortamını yaşarsın. Senden özellikle istediğim şu, hayallerini ertelemeden doğru yolda koşabildiğin kadar koş! Yorulmayacaksın, koştukça nefesini açacaksın, hep koşmak isteyeceksin. Meyve veren ağaçlara benzeyeceksin. İnsanlara yararlı olmanın mutluluğunu yaşayacaksın. Bu güzelliklere kavuşmak için mücadele etmeye değmez mi?

      En güzel günler seninle olsun.  Selam ve sevgilerimle…

                                                                                                                                      Öğretmenin

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
6 Kişi oy verdi
Ortalama puan: 5,00.
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...