Öğretmene Öfke Yakışır mı?

Bulancak Barbaros İlköğretim Okulunda Türkçe öğretmeniydim. 2002-2003 Eğitim-Öğretim Yılı 7.sınıf Türkçe yazılı sonuçlarını okuyordum.  Bir kız öğrencimin 40 puan alması beni şaşkına çevirdi, çünkü bu öğrenci diğer derslerde çok başarılıydı. Dersimden düşük almasının sebebini  sorunca, sinirli bir üslupla:  “Haluk Yeşiltepe  sana gıcığım; bildiğimi yapmadım, derse çalışmadım.” dedi.  Sınıftaki öğrencilerin büyüyen gözleri ve endişeli bakışları gözlerimin önünde. Bir süre sınıf sessiz kaldı. Böyle bir durumla hiç karşılaşmamıştım. Öğrencim kendisine tepki göstermemi  bekliyordu.   Bunun üzerine ben  de çalıştığında başaracağını söyleyerek  derse devam ettim.

Teneffüse çıkarken öğrenciyi yanıma çağırdım. Kurallara aykırı davranışının sebebini  sordum. Önce cevap vermek istemedi ve asiliğine devam etti.  Gerekçeyi anlatmasa  derdine yardımcı olamayacağımı belirttim. “Öğretmenim bana kızmadın mı?” dedi.  “Öğretmene  öfke yakışır mı?  İçindeki duyguları  dışa vurduğun için  seni kutlarım.  Harikasın!” dedim.  Şaşkınlık sırası öğrencimdeydi  artık. Ağlamaya başladı,  yanaklarından inen  gözyaşlarını sildim. Birkaç  dakika hıçkırıklarla ağladı.   Sakinleşince  anlatmaya başladı.  5.sınıfta  şiir yarışmasına katılmış, yarışmada 1.seçilen öğrenciyi  sevmezmiş  ve  kıskanırmış. Seçimi yapan öğretmen olduğumdan  iki yıl bana  içten içe hıncını  büyütmüş. Derdini  çözeceğimi ,  şiir dinletisinde  görev  vereceğimi söyleyince  sevincinden   boynuma sarıldı. “O Geliyor” şiirini mükemmel okudu. Kaymakam ve ilçe protokol  mensupları  öğrenciyi kutladılar. Türkçe yazılı notları 95-100 arası  değişti.

Türkçeye olan tutkusu öylesine büyüdü  ki  Eğitim Fakültesi  Türkçe Öğretmenliği  Bölümünü bitirdi. Şimdi meslektaşım, öğrencilerine ışık olma çabasıyla görevini sürdürüyor .   

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
7 Kişi oy verdi
Ortalama puan: 5,00.
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...