Mutluluğumla mutluluğu, sevincimle sevinci, üzüntümle üzüntüyü yaşadın. Güzel annem, kelimeler yaptıklarını anlatmaya yetmiyor. Benim için kutlusun, dinimizce daha çok kutlusun. Çünkü sen annesin. Seni çok seviyorum. Anneler günün kutlu olsun.

Yarınlara Yürümek

Anneler Günü

10/05/2019

       Sevgili Öğrencim,

      23 Nisan tarihli mektubunda bayram mesajını çok beğendim. Nice güzel bayramlara… Bu hafta sonu “Anneler Günü” olduğu için mektubumu annelerle ilgili yazacağım.

       Bu hafta annene hediye beğenme çabası içinde olduğunu düşünüyorum. Annenin inan ki böyle bir beklentisi olmadığını, seni büyütmek ve yarına hazırlamak uğraşısı içinde olduğunu düşünüyorum. Ben anneme duygularımı şöyle ifade edeceğim: ”Canım Annem, beni dünyaya getirirken sıkıntılara dayandığını, dünyaya gözlerimi açtığımda çok mutlu olduğunu babamdan defalarca dinledim. Dahası var; ağladığımda ninniler söyledin, uyuttun. Uyuduğumda defalarca yanıma gelip nefesimi dinledin. Geceler boyu uykusuz kaldın. Yaşamının tüm güzelliklerinden uzak kaldın. Gezecektin, gezemedin. Eğlenecektin, eğlenemedin. Arkadaşlarınla yemek yiyecektin, yiyemedin. Mutluluğumla mutluluğu, sevincimle sevinci, üzüntümle üzüntüyü yaşadın. Güzel annem, kelimeler yaptıklarını anlatmaya yetmiyor. Benim için kutlusun, dinimizce daha çok kutlusun. Çünkü sen annesin. Seni çok seviyorum. Anneler günün kutlu olsun.”

       Sevgili öğrencim, istersen yukardaki duygularıma benzer bir mektup yaz annene. Kenarlarına çiçek resimleriyle süsle. Senin emeğin olduğu için çok kıymetli olacak, inan bana. Annenin ve yaşamanın temeli olan annelerin Anneler Gününü kutlarım.

       İkinci dönemin son sınavları başladı. Derslerini ihmal etme, planlı çalış, anlamadığın yerleri mutlaka sor. Başarılı bir öğrenciliğin anneye verilecek en güzel hediye olduğunu aklından çıkarma.

       Sevgi ve selâmlarımla, başarılar dilerim.

Bugün 23 Nisan, 99 yıl önce sıkıntılara göğüs gerip bize bu güzel bayramı yaşatan büyük önder Mustafa Kemal’e ve yol arkadaşlarına milyonlarca kez teşekkür ederim. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm kardeşlerime kutlu olsun. Yaşasın 23 Nisan! Yaşasın Atatürk!

Yarınlara Yürümek

Bayram Mesajı

23/04/2019

       Saygıdeğer Öğretmenim,

       Bugün 23 Nisan, 99 yıl önce sıkıntılara göğüs gerip bize bu güzel bayramı yaşatan büyük önder Mustafa Kemal’e ve yol arkadaşlarına milyonlarca kez teşekkür ederim. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm kardeşlerime kutlu olsun. Yaşasın 23 Nisan! Yaşasın Atatürk!

       Öğretmenim, Saat 09.30’da “Temsili Kaymakamlık” görevine gittim. Kaymakamımız beni koltuğuna oturttu, mesaj vermemi istedi, çok heyecanlandım kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Mesajımı verirken senin bir yazından etkilendim ve şunları söyledim: ”23 Nisan çeşitli ülke çocuklarının konuk olduğu bir bayramdır. Bize düşen görev bayramımızın dünyada kutlanmasını sağlamaktır. Dilimiz, ırkımız, ulusumuz ne olursa olsun Evrensel Çocuk Haklarına uyulmalıdır. Ebeveynlerimiz çocuk yetiştirme konusunda eğitim almalıdır.” dedim. Misafirlere çikolata, çay, kahve ve meyve suyu ikramında bulundum. Ardından okuluma geldim. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk’ün, silah arkadaşlarının, şehitlerimizin ve ülkemize hizmet edenlerin manevi huzurunda saygı duruşunda bulunduk. İstiklâl Marşı’nı söyledik. Günün anlamıyla ilgili konuşmayı yakın arkadaşım yaptı. Şiirler okuduk, şarkılar söyledik, dans ettik, halay çektik, horon teptik. Öğleden sonra çok sevdiğim bir sanatçının açık hava konserine gittim. Akşam bando eşliğinde fener alayına katıldım. Öğretmenim, unutulmaz bir gün yaşadım, çok mutluyum. Senin öğrettiğin yolda ilerlerken sevincimi, mutluluğumu sizinle paylaşmak istedim. Bir günlük mutluluk, bir yıla yetecek mi? Bilemiyorum. Şiddete uğrayan, açlıktan ölen, istismar edilen ve ağır koşullarda çalışan çocuklar dünyaya yakışmıyor. Günümüz insanlığının şiddete başvurması, savaşlara yol açması hele mal mülk uğruna, güç uğruna tüm insani değerleri yok etmesi anlaşılır gibi değil. Bu oluşumlar beni etkiliyor, yarınlara ait hayal kurmamı engelliyor. Yüce Allah: ”Bana kul hakkıyla gelmeyin.” demiş. Bu emri neden unutuyorlar? Anlamıyorum, anlatır mısın öğretmenim? 23 Nisan’ı yıl boyunca yaşatmak büyüklerin görevi değil mi? Atatürk bayramı hediye ederken insanlığa mesaj vermiş. Bu yaklaşıma önem verilmelidir.

       Sonsuz saygılarımla selam eder, ellerinden öperim.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
11 Kişi oy verdi
Ortalama puan: 4,91.
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...
Senden özellikle istediğim şu, hayallerini ertelemeden doğru yolda koşabildiğin kadar koş! Yorulmayacaksın, koştukça nefesini açacaksın, hep koşmak isteyeceksin. Meyve veren ağaçlara benzeyeceksin. İnsanlara yararlı olmanın mutluluğunu yaşayacaksın. Bu güzelliklere kavuşmak için mücadele etmeye değmez mi?

Yarınlara Yürümek

(4)

15/03/2019

       Sevgili öğrencim,

      Yazdıkların önemli konularından biri, arkadaşların yanlış yaptığı zaman seni  suçlaması rahatsız edici bir durum.  Anlatacaklarım belki derdine çare olur.     

      Öğrencilerle hata yaptıklarında konuşuyorum. Hareketlerinin yanlış olduğunu hemen hemen hepsi kabul ediyor, uygulamaya gelince kendilerine hakim olamadıklarını söylüyorlar. Çeşitli nedenler; kimi sıkıldığını, kimi anlamadığını, kimi öğretmene ve arkadaşlarına kızdığını ileri sürüyor. O zaman şu soruyu yöneltiyorum, “Peki bu şekilde sıkıntılarınızı çözebilecek misiniz?” Başkalarını suçlamayı sürdürüyorlar. Sorduğum sorunun cevabı bu değil dediğimde sessizce başlarını eğiyorlar. Kısa bir hikaye anlatayım. Napolyon savaşta yenilen generaline sebebini sorar. General birincisi mermimiz bitti, ikincisi… Napolyon sertçe, “Yeter daha anlatmana gerek yok.”  der. Bu hikayede general çaresiz kalmayı, Napolyon çözüm yolu aramayı düşündürüyor. Sevgili öğrencim, suçlamalar, laf atmalar kıskançlıklar hep olacak. Bunları kafanda büyütürsen moralin bozulur, çıkmaza girersin. Olumsuz zamanlarda çıkış yolu her zaman vardır. Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı cephane yokluğuna, yoksul ve yorgun orduya rağmen kazanmasını bildi. Bunda en önemli etken inançtı, doğru taktikti. Demek ki inançla, doğru taktikle yoluna devam edersen her işin üstesinden gelebilirsin. O zaman güçlü kişiliğinle yanında olanların ve sana benzemek isteyenlerin sayısı artar. Kendine inanırsan yanında yüzlerce kardeş bulursun, kuralların uyulduğu okul ortamını yaşarsın. Senden özellikle istediğim şu, hayallerini ertelemeden doğru yolda koşabildiğin kadar koş! Yorulmayacaksın, koştukça nefesini açacaksın, hep koşmak isteyeceksin. Meyve veren ağaçlara benzeyeceksin. İnsanlara yararlı olmanın mutluluğunu yaşayacaksın. Bu güzelliklere kavuşmak için mücadele etmeye değmez mi?

      En güzel günler seninle olsun.  Selam ve sevgilerimle…

                                                                                                                                      Öğretmenin

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
6 Kişi oy verdi
Ortalama puan: 5,00.
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...

Yarınlara Yürümek

(3)

18/02/2019

      Değerli Öğretmenim,

      Yazdıkların çok güzeldi. Cevap vermenden dolayı çok mutlu oldum. O kadar sevindim ki kalkıp oynadım. Neden dersen duygularımı, düşüncelerimi paylaşacağım birini, öğretmenimi, buldum.

      Bugün çok üzüldüm. Dert ortağım sıra arkadaşım derste konuşuyordu, susmasını söyledim.  Öğretmenimiz susun dercesine bize bakınca, arkadaşım kendisini konuşturduğumu söylemesin mi? Şaşırdım, sesimi dahi çıkaramadım. Arkadaşımın yalan konuşmasını bir türlü hazmedemedim. Değişik günlerde sınıf arkadaşlarımın yaptıkları saymakla bitmez. Yazılıdan güzel not alırsın, çıkar biri kopya çekti der. Yere çöp atarlar, suçlanırsın. Gelir biri sıranın üstünü yazar, suçlanırsın.  Hep suçlama, hep kusur arama. Kavgalar, çirkin söylemler, tehditler… Okul arkadaşlarım, kendilerine yapılmasını istemediklerini bir başkasına neden yaparlar? Anlamıyorum. Oysa arkadaşlarımla saygı, sevgi içinde şarkılarla, türkülerle oynamak; mutluluk içinde yaşamak, el ele vererek dostça büyümek istiyorum.

     Öğretmenim,  bu karmaşadan, bu sıkıntılardan nasıl kurtulacağımı bilemiyorum. Anlatır mısın?  

      Saygılarımla selam ederim.   

Öğrencin

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
6 Kişi oy verdi
Ortalama puan: 5,00.
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...
Bir köy var uzaklarda karlar içinde

Kar

                  Esenli’de ikinci yılımı çalışıyordum. Kışın en çetin günleriydi, kar sürgün yağıyordu. Dışarıda yürümek donma tehlikesiyle burun buruna gelmekti. Karın ağza dolması,  burun içinde oluşan buz nefes almayı zorlaştırıyordu.  Gözleri açmak mümkün değildi. Elektrikler fırtınadan kesilmişti, onarılması hava şartlarının düzelmesiyle gerçekleşecekti. Akşam olmuştu, saat altı gibiydi. Kızım Fatma Ekin ve Selçuk mumun cılız ışıklarından yararlanarak duvarda çeşitli figürler oluşturuyorlardı. 

                   Kapı çaldı, yeğenim Selçuk ( Yanımda kalan, 7. Sınıf öğrencisiydi.) kapıya baktı, beni çağırdı. Üç öğrencim karşımdaydı,

-Hocam size sığınmak zorundayız, köye gidemedik, tipiden nefes alamıyoruz, dediler. İçeri buyur ettim. Üçü de titriyordu. Öylesine ürkektiler ki kanepenin bir köşesine sıkıştılar. Çocuklar Çamurlu Köyü’ndendi,  6 km. mesafedeydi. Neden bana geldiklerini sorduğumda, kendilerine yakın bulduklarını, belirttiler. Eşim çocuklara yemek hazırlamaya başladı. Beldede yiyecek bulmak sıkıntılıydı. Alışveriş için Sorgun’a giderdik. Yol kapanmıştı. Eşim evde bulunan yiyeceklerden sofra hazırladı. Sofraya oturduk, çocuklar utanıyorlar yiyemiyorlardı. Eşim yemekleri beğenmediklerini düşünerek,

─ Annelerinizin yemekleri kadar güzel olmayabilir, beğendiniz mi çocuklar?

─ Beğendik hocam, çok güzel yapmışsınız, bu yiyecekleri ilk defa yiyoruz, isimlerini bile bilmiyoruz, annemim bildiği yemek çok az.

─ Annen ne yemeği pişirir?

─ Patates, bulgur pilavı, katık başka yemek bilmeyiz hocam, dediler. Eşimle göz göze geldik, sofradaki yiyecekleri bitirmelerini söyleyip sofradan kalktık. Peşimizden 4 yaşındaki kızım ve yeğenim de kalktı, çocuklar kalkmak isteyince eşim,

─ Siz yemekleri bitireceksiniz, biz siz gelmeden yemiştik, dedi. Aslında yememiştik.  selçuk’un, Ekin’nin ve eşimin gözleri dolmuştu. Çocukların yanından çıkıp oturma odasına geçtik. Mutfaktan tabak seslerini işitince, eşim mutfağa geçti. Çocuklar sofrayı topluyordu, eşim oturmalarını söyleyip geride kalan işleri yaptı. Köyün diğer öğrencileri buğday ofisinde bekçinin yanında kalmışlardı. Öğrenciler çok sıkılıyorlardı, ailelerinin bütün gece uyuyamayacaklarını biliyorlardı. Analarının ağıtlar yakıp bütün gece üzülmesi onları derinden yaralıyordu. Nasıl meraklanmasınlar? Evlat bu, kolay mı büyütmek? Evde yatağımızda yoktu, bitişiğimizde oturan ev sahibimizden yatak aldık. Yattık, sabah altıda uyandım, fırtına kesilmişti, karın yağması durmuştu. Çocuklar uyanmıştı. Kahvaltıyı hazırlamaya başladım. Evde su yoktu, çeşme eve yakındı. Su alayım diye kapları alınca Metin adlı öğrencim, Selçuk kapları elimden kapıp suya gittiler. Kahvaltımızı yapıp okula gittik.

                   Okul üç gün tatil olmuş, mutemet ek dersi yapıp onaya götürdüğünde haberimiz oldu, o yıllarda cep telefonu yoktu. Öğleye doğru öğrencilerin babaları yolu küreklerle açarak gelmişlerdi. Çocuklarını sağ salim görünce yanaklarından damlayan gözyaşlarını saklayamadılar. Çocuklarını alıp çıktılar, on dakika sonra veliler geri döndüler, neden olduğunu anlamaya çalışırken içlerinden biri bana öyle sarıldı ki şaşırmıştım. Yerimde kim olsa aynısını yapardı dememe rağmen minnet duygusuyla teşekkürlerini sundular.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
7 Kişi oy verdi
Ortalama puan: 5,00.
Bu yazıya oy vermek ister misiniz?
Loading...